Yukarı kaydır
Blue Monkey Blog

Dünya Çapında Bir Macera: Kahvenin Yolculuğu

Yüzyıllar önce, 6. yüzyılda yaşamış bir çoban keçilerini bugünkü Etiyopya topraklarında otlatıyordu. Görünüşe göre her şeyin normal olduğu, sıradan bir gündü. Keçiler karınlarını doyuruyor, çoban onlara göz kulak oluyor ve geçimini sağlayabileceği bir günden fazlasını dilemiyordu. Tâ ki sıra dışı bir gelişme yaşanana dek! Keçiler kırmızı meyveli bir çalının meyvelerini yedikten sonra bir anda çok daha enerjik davranmaya başladılar. Gözlemini doğrulamak için kendisi de bu meyvelerden yer ve aynı değişimi hissetti. Şaşkınlık içinde kalan çoban tarihi bir yolculuğu başlatmıştı ama farkında değildi.


İlk bakışta kulağa inanması zor gelebilir ama yaygın söylentiye göre kahve işte böyle keşfedildi. Fakat hikâye burada bitmedi. Kahve önce un hâline getirilerek ekmek yapıldı, sonra tıbbi amaçla kaynatılarak kullanılmaya başlandı. Bu mucizevi meyve için sırada Arabistan Yarımadası’nın güney toprakları vardı. Kahve ilk kez burada çekirdekleri ateşte kavrulup ezildikten sonra kaynatılarak içilecekti.

Yemen'den Avrupa'ya uzanan benzersiz bir yolculuk


Kahveyi bu şekilde tüketen Yemenli sûfiler rotayı yeniden çizdiler. Çünkü, bu yeni tüketim yöntemi kahramanın yolculuğunda yeni duraklar demekti. Günümüzde Yemen sınırları içinde bulunan ve bugün bir kahve türüne adını veren Mokha kentinde ilk kez kavrulup demlenen kahve, bölgedeki sûfilerin en sevdiği içecek hâline geldi. Geceleri ibadet etmek için ayık kalmak isteyen bu topluluk için âdeta gökyüzünden gelen bir armağan gibiydi.


Serüven doludizgin devam ediyordu. 16. yüzyıla gelindiğinde kahve, Yemen’deki Osmanlı bürokratları aracılığıyla İstanbul’a taşındı. Önce saray çevresinin, sonra tüm İstanbul halkının sevgisini kazandı. Öyle ki şehirde kahvehaneler açılmaya başlandı ve bu mekânlar insanların buluşma noktaları oldu. Hatta buralarda gerçekleşen kimi sohbetler saray eşrafını rahatsız edecek boyutlara bile ulaştı.


Daha sonra Osmanlı İmparatorluğu topraklarında iş yapan Venedikli tüccarlar kahve ile tanıştı. Bu tanışma, Etiyopya'dan başlayan yolculuk için çok daha uzaklara gitme fırsatıydı. Çünkü, Venedikli tüccarlar Avrupa'nın hemen her kıyısına uğruyor ve birçok farklı kültürle etkileşime giriyorlardı. Venedik, Londra, Paris derken Avrupalı şehirler kahve ile tanışmaya başladı. II. Viyana Kuşatması'nda yenilen Osmanlı ordusu ardında bıraktığı kahve çuvalları ile yeni bir dönüm noktasının ilk adımını attı. İtalya'da başlayıp diğer büyük kentlere de hızla yayılacak kahvehane kültürü sayesinde artık kahvenin önünde geniş bir coğrafya daha vardı: Avrupa.


Yeni bir meydan okuma: Okyanusları aşmak


Peki, daha ötesi mümkün müydü? Etiyopya'dan Avrupa'nın kalbine ulaşabilecek potansiyele sahip kahve için bu yeni bir meydan okuma sayılırdı. 1600'lü yıllarda başlayıp 18. yüzyılda hızla artan sömürge toprakları, kahvenin okyanusları aşmasına yardım etti. Hollandalılar tarafından bugünkü Endonezya'ya, İspanyol kâşiflerce Orta ve Güney Amerika'ya, Fransızlar tarafından Karayipler'e götürülen kahve; kolonileştirme yıllarının ekonomik değeri yüksek ürünlerinden biri hâline geldi.



Macera devam ediyor


Birleşik Krallık'ta başlayan Sanayi Devrimi beraberinde büyük çaplı toplumsal ve ekonomik değişimleri de getirirken kahve de bunun bir parçası olmayı başardı. 1800'lü yıllarda ilk evde kahve demleme denemeleri yapılırken ambalajlı hazır kahve fikri ortaya çıktı. Çözünebilir kahvenin piyasaya sürüldüğü 1900'lü yılların başlangıcı ise kahve için bambaşka bir dönem anlamına geliyordu.


Günümüzde oldukça popüler olan üçüncü nesil kahve zincirleri ile kahve artık bir içecekten daha fazlasını ifade ediyor. Sayıları giderek artan kahve çeşitleri, zamanla gelişen kavurma ve demleme yöntemleri, yeni aromalar, ilgi çekici sunum teknikleri ve dahası! Kahve içmek artık başlı başına bir deneyim demek! 


Sabahları bizi kendimize getiren, sohbetlerin bahanesi olan ve bambaşka kültürleri kavuşturan kahvenin serüvenini sizinle paylaştık. Bu serüveni her bardakta daha yakından hissetmek ve içinizdeki macerasever ruhu dışarı çıkarmak için sizi Blue Monkey'de bekliyoruz.